BEN Mİ ?



Soru zor..Soru ağır..Düşündükçe dipsiz kuyu-taş misali daha çok derinlere götürüyor..Kendimi anlatamam değil anlatırımda onca senelik hikaye kısa olması gerekirken oldukça uzun..


Ama kısaca ;


88 yılında deli gibi kar yağan sokakların bembeyaz olduğu 25 ocak akşamı babamın işten eve gelmesini beklemeden "Birde bu dünyayı gör!" diyip annemin kucağına verivermişler beni..
Doğum kısmının en komik kısmı erkek beklenen bir kız çocuğu olmam..Ultrasonun zararları volume.1 :)


Büyüdükçe teyzemin tabiriyle "Yoluk, rahat, neşeli" bi velet olmuşum..Garip şekilde kısa bir dönemde olsa sakin olduğumu söyleyenler var..Sonrasını düşününce şokları gayet normal :))


Geçen yıllara baktığımda benim için çok özel olan insanlarla büyütülüp,ardından 2 nurtopu kardeşe sahip olmuşum..O arada onların "Anne bunlar nerden çıktı yaeee! " şokuyla uğraşmayıp anaokuluna verilmişim..


Sene 1993..


Anaokulu bende tam bir kaos dönemi mesleğime inatmıdır nedir blmiyorum..  Her sınıfa girdiğimde yerden yere yuvarlanıp karnım çok ağrıyor ölüyorum diye bağırdığımı hatırlıyorum sonrası revirde uyku keyfi :) Birde 23 nisanda tam 4 gösteri yapıp cinnet geçirdiğimi biliyorum,gösteri bittiğinde ağlıyordum eve gidelim artık diye..Okul kelimesi bende hep itici bir harf topluluğu evet :) Allahtan arkadaşlar var yoksa okumazmışım..


Sene 1994..


İlkokul ve ortaokul..Yeşilköy Hamdullah Suphi Tanrıöver İlköğretim okulu..Belkide hayatımın en eğlenceli yıllarıymış diyeceğim dönem..Hala yanımda bulduğum arkadaşlarımın olduğu güzel yıllar..İlklerin dönemi, ilk kez okuldan kaçtığım, öğretmenlere + sisteme karşı çıktığım, dayak yediğim, kavga(lar) ettiğim + dövdüğüm, futbol oynayıp kaleci ilan edildiğim,  Mita teyzeye gidip börekleri höplettip okula geri koştuğum, tükürük yarışmalarına katıldığım, gömleliğimin hiç eteğimin içine girmediği, okul rozetini hep kaybettiğim, lolipop yemekten çatlayacağımı düşündüğüm, üst sınıflarla kolay iletişime geçen alt sınıfların "gökçe abla!!" diye peşinden gelmesine anlam veremeyen,her boş anında boyalara resim defterine dönen,her sınıftan arkadaşı olan, her  Türkçe dersinde sonrasında Edebiyatta da olacağı gibi "Kanser olacağım bu dersten hocam matematik güzeldi niye bitirdik ki şimdi biz onu :S " şeklinde sınıfta tek serzenişte bulunan ve hocasının "Gökçeeeee!"  diyerek döver tarzında ses tonuna maruz kalan,rahatlığına inat başarılı bir kız çocuğu..




Sene 2002..


Sonunda lise giriş sınavları becerememe,drama modeline bürünme ve mahalledeki düz liseye giriş.. 8 senelik eğitimden farklı olarak büyümek kelimesini sindirilmeye çalışıldığı bir dönem..Düşünelim başka neler var ? Hımmm.. Dil eğitimine merak var, öss dershane var..İnsanların beyin yerine bazen et parçası taşıdığına inandığım zamanlar var, "Lan bu nasıl bir dünya! Bunlar dünyalıysa ben hangi gezegendenim :S " vs stilinde cümleler var..  He bide BJK Çarşı grubu var ki onlar benim için en keyifli anlardır.. Eve giderken slogan mırıldandığım çok oluyordu :) Erkek arkadaşların ağırlıklı olduğu (kız arkadaşların muhabbetlerinin sıktığı ) onların dedikodularına şahit olunan, her sırlarını sıkıntılarını duymak zorunda kaldığım,bu sefer okuldan kaçmayı kantine kadar sürdürebilip, çayla kahveyle soru çözdüğümüz, sonunda elimde kimsenin kalmadığı ilginç bir süreç..


Sene 2005..


Ve öss sonuçları İstanbul'dasın kalacaksın buralardasın derken kaderin Sakarya'nın göbeğine beni bırakışı..Şehre girdiğim an itibari ile yapayalnız olduğumu hissedişim..Güçlü olmaya yemin etmek yerine zırlamalarım,döneceğim ben bırakacağım dayanamıyorum mırıldanmalarım..Hepsi elbetki şimdi gülünecek mevzular..Ama gerçekten çok eğlendiğim,peruk diye bir şey varmış yahu diye şaşırdığım + kullandığım bir dönem..Sonra ilk sene arkadaşlarla evde kalışım var,üzülsekte mutlu olsakta kenetlenip gecenip bir vakti dondurmalara aşerişimiz var..Birde yurt var tabi..Bahçede papağan misali sabahlara kadar çay -çekirdek var..Gözyaşı var,kahkaha var,susmadan durmadan konuşmak var,ölesiye sessizliğe gömülmek var..Sabahları yerime imza atın bende azcık uyuyayım diye,bu yurdun kahvaltısı diyet menüsü gibi kürdan boyutunda peynir ne yaaeee diye,üst kattakine ranzayı gıcırdatma diye,param bitti biri bana borç versin diye,hadi nargile içmeye kimse gelmiyor mu diye,gidilen mekanda -çabuk sıkılmamdan dolayı sanırım- hadi yeter başka yere gidelim diye,sınavlar diye,okul diye, hiçbirşeyi değil İstanbul'u özledim diye serzenişlerim var..(Bu listeyi aklıma geldikçe uzatsam mı aslında ?) 2009 yılında Diplomayı alışım ve kardeşim dediğim kişilerle tanışmışlığım var hem..

Neticede 88-05 arası seneler böyle geçti..Sonrasın da okul öncesi öğretmeni oldum,bir ton hobi edindim-bıraktım,konuştum, anlattım, pişirdim, denedim, yedim, iğrendim, sevdim..Eksiği var fazlası yok..


 -THE END-





SORULAR FALAN..



Neden blog açtın ?

Önceleri neden sorusu havada asılı kalırdı şimdi beni çokça güldürüyor J Neden? Çünkü yazmayı fotoğraf çekmeyi seviyorum,çikolatayı  ve bulaştığı her şeyi seviyorum,farklı olanı denemeye bayılıyorum.

Blogun teması ne?

Farklı olan her neyse o.Mümkünse çikolatalı olsun.Şu arkada ki kavanozdan sprinkle’lardan üstüne serpersen tadından yenmez.Hadi bakalım :)

Hiç bu alanda eğitim aldın mı ?

Bu soruyu içeren maillerini bir ara klasör yapmak istemiştim.Selam millet ben amatörüm ^^
Mutfak ve fotoğraf alanında hiç eğitim al-ma-dım.Almak istermiydim  : Evet! Kim istemez ki yahu J Ama şu halimden de çooook memnunum. Bence eğitilmek için bir merkeze ihtiyacımız yok. Kitaplarda(+internet) çok iyi birer öğretmen olabiliyor. (Anne bunu okuyor musun? “Ev kitap dolu! Ne yeni kitabı!”deme artık lüüütfen)

Fotoğraf makinenin marka-modeli nedir?

Telefon(iphone) ve Canon 700d :)

Kullandığını belirttiğin markalar sponsorun mu ? Blogdan maddi bir kazancın var mı?

Kullandığım ürünleri sadece ve sadece benim yaptığım şekle en yakın halde oluşturasınız diye ekliyorum.Hiçbiri sponsorum değil.Sadece beğenip evi tıka basa doldurduğum ürünler.

O değil de başka sorusu olan ?



Bu arada siz beni Zarpandit diye çağırın, Gökçe'yi tanırsanız severseniz buraya yorum olarak düşersiniz :)



#me



Bu kadar okudunuz yoruldunuz teşekkür etmeden olmaz!


Teşekkür ederiz efendim,yine bekleriz :)


Saygılar,sevgiler..


Gökçe..

not : benle ilgili diğer bağlantılar için ;

http://about.me/zarpandit